4 Kasım 2022 Cuma

BERGAMA - 4

 BERGAMA VE TURİZM - 4

 

 Kırsal Yerleşmeler ve Geleneksel Kültür

Bergama, 5 beldesi ve 114 koyu ile yalnızca İzmir’in değil, Turkiye’nin de en cok kırsal yerleşme sayısına sahip ilcelerinden biridir.

Bu kırsal yerleşmeler arasında Kozak Yaylası koylerinin ayrı bir yeri vardır.

Bu koylerde en cok; cam fıstığı uretimi, hayvancılık, parke taşı işciliği ve işletmeciliği ve orman işciliği yapılmaktadır.

Bunların yanı sıra, tutunculuk, bağcılık, zeytincilik ve halıcılık gibi faaliyetler de vardır.

Gecen yuzyıllarda kurulmuş birer Yoruk (aşiret) yerleşmesi olan Kozak Yaylası koyleri, genellikle kurucu Turkmen ailesinin veya boyunun adını taşırlar.

 Toplam 17 koyun adları şunlardır:

 Yukarıbey (Kozak Yaylası merkez köyü), Karaveliler, Kıranlı, Çamavlu, Tekkeköy, Yukarıcuma, Terzihaliller, Hacıhamzalar, Aşağıcuma, Bağyüzü, Okçular, Demircidere, Kaplan, Aşağıbey, Ayvatlar, Hisarköy ve Göbeller.

Bu köylere bağlı yaylalara cıkılıp geleneksel yaylacılık yapılmaktadır.

Yukarıbey koyune bağlı kullanılan 8-9 yayla bulunmaktadır.

Camavlu'da ise 15-16 yayla yore halkı tarafından kullanılmaktadır.

Kıranlı, Terzihaliller, Gobeller, Yukarıcuma ve Kaplan koylerinin de  2-3 tane yaylası bulunmaktadır.

Kozak koylerinde geleneksel yaylacılık daha cok  yorenin doğu kesiminde toplanmıştır.

Kozak’ta 51 yaylada yaklaşık 500 aile yaylacılık geleneğini surdurmektedir.

 Yaylalarda Nisan-Eylul ayları arasında kalınmaktadır.

 Bu sırada, buyukbaş hayvan yetiştiriciliği hakim olmakla beraber, kucukbaş hayvancılık da yapılmakta ve bu tip hayvancılıkla uğraşanlar yaylada daha uzun sure (Kasım ayına kadar) kalmaktadırlar.

 

Her aile suyun olduğu yerlerde geçimlik duzeyde  tarımsal faaliyetlerde bulunmaktadır.

 Kozak Yaylası’ndaki koy konutlarının buyuk kısmı gunumuzun mimari ozelliklerini taşımaktadırlar.

 Betonarme, iki veya dort yana eğimli, kiremit catılı, iki katlı evler coğunluktadır.

 Geleneksel tek katlı ahşap malzemeli evlerin sayısı azalmakta ve coğu da bakımsız kalmışlardır.

Yaylacılık esnasında kullanılan konutlar ise derme-catma barınak ve cardaklardan oluşmaktadır.

 Cardakların uc yanı taşlarla cevrili, ustu ağaç dalları ile ortuludur ve onlerinde her turlu yaz sebzesi yetiştirilmektedir.

Kozak kulturunun en onemli ozelliklerinden biri halkın gelenek ve goreneklere bağlılıklarını surdurmesidir.

 Sozgelimi, kız isteme, duğun, kına yakma, gelin oynatma, ceyiz serme, doğum, askere gonderme, cenaze toreni, yeme-icme şekilleri, halk oyunları halen Kozak'ta tum canlılığı ve otantikliği ile yaşamaktadır.

 Kozak’ta fıstık camı ağaclarından kozalakları toplama, kurutma, ayıklama, kunar supurme, kunar suzme gibi işler, geleneksel olarak yapılmaktadır.

 Hatta geleneğe gore; fıstık ağacına cıkamayana ya da ağactan duşene kız verilmemektedir.

 Kozak kadınları çalışkanlıkları ve becerileri ile dikkat cekmektedir.

 Dokuma işini bilmeyenin yuva kuramayacağına inanılır.

 Yorenin yerel kulturunu yansıtan halı, kilim, heybe gibi dokumalar ve bu dokumalarda kullanılan kok boyalar, desenler, renkler oldukca ilgi cekicidir.

Kozak halıları, Selcuklu halılarının bir devamıdır.

Geometrik, çizgisel ve bitkisel motifli dokumalardaki hakim renk; kırmızı ve mavidir.

Ayrıca; beyaz, sarı ve yeşil yardımcı renkler olarak kullanılır.

Çamavlu, Kıranlı, Terzihaliller, Hacıhamzalar, Aşağıcuma, Yukarıcuma ve Yukarıbey halıcılıkta one cıkan koylerdir.

 Kozak dokumalarının, halı, kilim, heybe, seccade, corap, cuval, ekmek torbası gibi ceşitleri bulunmaktadır.

Halı ve kilimlerdeki dokuma şekilleri, boyama teknikleri, desenleri, biçimleri dokumaların antika değer kazanmasına neden olmuştur.

Ayrıca yazma-baş ortusu kenarlarına yapılan oyalar, el sanatlarındaki bir başka zenginliktir.

 Ayrıca, yoğurt, peynir, tereyağı, bulgur, erişte, tarhana, yufka, salca, pekmez ve yaz sebzelerinin kurutulması hala kış icin yapılan geleneksel hazırlıklardır.

 Gorulduğu gibi yerel kulturunu koruyan ve yaşatan Kozak koyleri turizm acısından cok onemli bir cekicilik kaynağıdır.

Ege Bolgesi’nin en geniş fıstık camı ormanı, Kozak Yaylası’ndadır.

Kozak’ın geleneksel yaşamında en onemli gecim kaynağı fıstık camıdır.

 Unlu Bergama peynirlerinin kaynağı da Kozak'tır.

 Ayrıca her aile suyun olduğu yerlerde gecimlik duzeyde tarımsal faaliyetlerde de bulunmaktadır.

Kozak'taki granit parke taşı uretimi de onemli bir gecim kaynağı olmaya başlamıştır.

 Gri ve pembe renkli granit yapı taşı, doşeme ve aksesuar taşı olarak kullanılmaktadır.

Terzihaliller, Aşağıcuma, Hacıhamzalar granit ocaklarının yoğunlaştığı koylerdir.

Yılda 150 bin ton civarında uretilen parke taşları ulke içinden başka Almanya, İsvicre ve Arap ulkelerine de satılmaktadır.

Kozak Yaylası, neredeyse 2000’li yıllara kadar turizm ve turist konusuna kapalı, orman köylerinden oluşmuş bir yapı sergilemekteydi.

Cam fıstığının koyluye belirli ve istikrarlı bir gelir sağlaması, onların da fıstık camı ormanlarını cok iyi korumaları arasındaki denge, cam fıstığında verim duşukluğunun yaşanmaya başlamasıyla son yıllarda bozulmuş, boylece yayla koylerinin turizme sıcak bakması gundeme gelmiştir.

 Diğer taraftan kırsal kalkınmada rolu olan ekoturizm, kırsal turizm,  agroturizm gibi turizm turlerinin cok konuşulmaya başlaması, koyluye cazip gelmeye başlamıştır.

Yoreye piknik ve doğa yuruyuşu yapmak icin gelenlerin alışveriş istekleri ve yeme-icme ihtiyacları karşılanma yoluna gidilmiş,  boylece kendiliğinden bir gelişimle turizm yavaş yavaş yaylaya sokulmuştur.

Nitekim Yukarıbey, Aşağıbey, Kaplan, Göbeller gibi koylerin adı artık duyulmuştur.

Sozgelimi, Gobeller koyunde “yemekli konuk ağırlama” şeklinde turistlerin oğle saatlerinde otobuslerle koye getirildikleri ve evlere paylaştırıldıklarına tanık olunmaktadır

 Bu sıradan bir tur programı gibi gorunse de yerli ve yabancı turistlerin tumuyle geleneksel bir koy sofrasında yerel yemekleri yemesi, sohbet etmesi farklı bir deneyim anlamına gelmektedir.

1990’lı yılların başından itibaren Kozak Yaylası’na yabancı turların kesintili olarak uğradığı, 2001 yılından itibaren tekrar ilginin doğduğu, ancak 20 yıl boyunda devamlılık kazanamadığı, ziyaretci sayısının artmadığı soylenebilir.

 2009 Eylul ayından itibaren yabancı bir acentenin  Turkiye turunda Demircidere ve Gobeller’e yer vermesiyle ziyaretler duzenli olmaya başlamıştır.

Nisan-Mayıs ve Eylul-Ekim aylarında yoğunlaşma vardır.

 Bu şekilde gunubirlik başlayan ziyaretlerin zamanla konaklamalı hale donuşmesinde hicbir engel yoktur.

Cunku Kozak Yaylası koyleri, kırsal kulturunu korumuş, doğal cekicilikleri son derece zengin, sağlık veren havası ve suyu ile kırsal turizm, ekoturizm, agroturizm icin bulunmaz bir ortamdır.

 Onemli olan kişisel girişimlerle değil, planlı ve orgutlu bicimde yaylaya turizmi sokmaktır.

BERGAMA - 3

 BERGAMA VE TURİZM - 3 

 

Günümüzde Bergama ve Güncel Kültür

Bergama, İzmir iline bağlı bir ilcedir 114 koyu ve 5 beldesi bulunmaktadır.

 Bergama Kaymakamlığı 2012 Brifingine gore 2011 yılı nufus miktarları aşağıdaki gibidir.

 Bergama ilcesinin gunumuzde beş beldesi ve 114 koyu bulunmaktadır.

 Koylerin adları ve 2011 ADNKS Nufus Sayım Sonucları’na gore nufusları şoyledir:

 

Bergama ilçe merkezi nüfusu . . . . . . . . . . .60.559 kişi

Ayaskent beldesi nüfusu . . . . . . . . . . . . . . . . .1.242 kişi

Bölcek beldesi nüfusu . . . . . . . . . . . . . . . . . . .1.449 kişi

Göçbeyli beldesi nüfusu . . . . . . . . . . . . . . . . .1.835 kişi

Yenikent beldesi nüfusu . . . . . . . . . . . . . . . . .1.005 kişi

Zeytindağ beldesi nüfusu . . . . . . . . . . . . . . . .3.192 kişi

Bergama kırsal nüfusu . . . . . . . . . . . . . . . . . .31.876 kişi

Bergama ilçesi toplam nüfusu . . . . . . . . .101.158 kişi

Bergama’nın guncel yaşam kulturunde; eğitim, sağlık, ibadet, sanat, eğlence, alışveriş, yeme-icme, rekreasyon ve sporla ilgili tesisler ve kurumlar ile onların işlevsel alanları ve sivil toplum kuruluşları ve etkinlikleri onemli rol oynamaktadır.

 Gunluk yaşamın ortak buluşma mekanları kent merkezinin ana caddelerinde, kent meydanında dağılış gosterirken, yıl icindeki kulturel, sanatsal ve sportif etkinlikler, kentliyi koyluyu, yerliyi-turisti ve ilce dışından gelenleri bir araya getirmektedir.

 Bu kulturel alışveriş ortamı, haftalık pazar gunleri de tum canlılığı ile yaşamaktadır.

 Sağlık Kurumları:

  İlce merkezinde 139 yatak kapasiteli Devlet Hastanesi, 3 adet Sağlık Ocağı, 3 adet Sağlık Merkezi, belde ve koylerde ise 9 adet Sağlık Ocağı bulunmaktadır.

Eğitim Kurumları:

 İlce merkezinde ve kırsal yerleşmelerde toplam 48 ilkoğretim okulu, ilce merkezinde 13 ortaoğretim okulu, 1 yuksekoğretim okulu, 1 Mesleki Eğitim Merkezi, 1 Halk Eğitim Merkezi ve 2 kutuphane yer almaktadır.

  Ege Universitesi’ne bağlı Bergama Meslek Yuksekokulu ilcede yuksek oğretimi temsil etmektedir.

 Bergama Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2011 yılında acılan 218 kursa 3000 kursiyer katılmıştır.

 Butun bu eğitim kurumlarının dışında ilcede kultur merkezi bulunmamaktadır.

 Spor Tesisleri:

  İlce merkezinde 1 adet stadyum (14 Eylul Stadyumu), 1 adet kapalı spor salonu bulunmaktadır.

Konferans Salonları:

 Bergama’da, Bergama Belediyesi Meclis Salonu, E.U. Bergama M.Y.O. A ve B Blok Konferans Salonları olmak uzere buyuk olcekli toplantılara hizmet edecek 3 adet konferans salonu bulunmaktadır.

Rekreasyonel Alanlar:

 Kozak Yaylası; Bergama, Dikili ve Ayvalık ilceleri arasında binlerce hektar üzerine yayılmış bu yaylaya her uc ilceden de ulaşılmaktadır.

Yayla, 16 koyu bunyesinde barındırmakta, fıstığı, uzumu, elması, şarabı ve kaynak sularıyla unlu bir yayladır.

 Yaklaşık 5 milyon fıstık camı ile kaplı bulunan yayla, Ege’nin en guzel piknik, gezi ve yuruyuş yerlerinden biridir.

 Bergama-Kozak Yaylası Karayolu üzerinde Çınar Ormaniçi Mesire Yeri bulunmaktadır.

 Kleopatra Güzellik Ilıcası;

 Bergama’ya 4 km uzaklıkta İzmir yolu uzerindedir.

 Kadınlar ve erkekler için iki ayrı havuzu bulunmakta ise de gunumuzde kullanılmamaktadır.

Ilıcanın bulunduğu yer, Bergama Belediyesi tarafından restoran, kafe ve piknik yeri olarak işletilmektedir.

Plajlar; ilcede Kazıkbağları mevkiinde kumsal bir plaj yer almaktadır.

 Plaj, ilce merkezine yaklaşık 25 km uzaklıktadır.

 Sivil Toplum Kuruluşları:

  İlcede 73 adet dernek faaliyet gostermektedir.

  Bunlar arasında, Bergama Kultur ve Sanat Vakfı ve Bergama Turizm Derneği on plana cıkmaktadır.

 Turizm Danışma Bürosu :

 İlcede, iki adet turizm danışma burosu bulunmaktadır.

 Bunlardan birincisi, İzmir İl Kultur ve Turizm Mudurluğu’ne bağlı, ikincisi ise, Bergama Ticaret Odası’nın 2010 Haziran ayında   ilce merkezinde acmış olduğu turizm danışma burosudur.

 Kültür-Turizm Etkinlikleri:

  İlcenin en onemli turizm etkinliği olan Uluslararası Bergama Kermesi, daha once de soz edildiği gibi 73 yıldan bu yana mayıs veya haziran ayında organize edilmektedir;

Bu, ülkemizin en eski kermeslerinden biridir.

 Kermes, antik cağın bahar şenliklerine denk duşen zamanlamasıyla uygarlıkların beşiği olan ilçenin yerel bayramıdır.

 Bergama Kermesi, ulkemizde daha festival sozcuğunun bilinmediği yıllarda “Kermes” olarak başlamış olup, Turkiye’nin ilk şenliğidir.

 Festival, ilcenin tarihi ve kulturel zenginliklerinin gösterilmesinin yanı sıra Bergamalıları konuklarıyla kaynaştırmak, gelenek ve goreneklerini, el sanatlarını, eğlence bicimlerini gundeme getirmek, ic ve dış turizmi canlandırmak amacıyla duzenlenmektedir.

Festival suresince ayrıca ceşitli yarışmalar da yapılmaktadır.

 Mayıs ayında Bergama Kültür ve Sanat Vakıf Haftası ve Müzeler Haftası kutlaması, nisan ayında Uluslararası Bergama Çocuk Şenliği ve 14 Eylul’de Kurtuluş Günü kutlamaları ilcedeki diğer yerel etkinliklerdir.

BERGAMA - 2

 BERGAMA VE TURİZM - 2

 

KÜLTÜREL ÇEKİCİLİKLER

 Tarihsel Geçmiş, Arkeolojik Alanlar ve Eserler

 Bergama'nın Prehistorik donemlerden beri bir yerleşme yeri olduğu bilinmektedir.

 Hellenistik Döneme ait dunyaca unlu Zeus Sunağı, Athena Tapınağı, Akropol en onemli tarihsel ve kulturel zenginliklerin başında gelmektedir.

  İ.O. 4. yuzyıldan beri varlığı bilinen Asklepion Kutsal Alanı dunyanın ilk telkinle tedavi merkezi olarak anılmaktadır.

 Trajan tapınağı ise Roma Dönemi’nin en seckin eserleri arasında değerlendirilmektedir.

 Serapis Tapınağı heybetli yapısı ile dikkat cekmektedir.

 Bergama, 150 yıl boyunca Hellenistik Dönemin en gorkemli kultur ve sanat merkezlerinden biri olmuştur.

Zeus Sunağı, Athena Tapınağı, Kütüphane, Büyük Saray, Tiyatro, Kent Duvarı bu donemde inşa edilmiştir.

Bergama Akropolü gunumuzde en önemli kulturel cekicilik kaynağı olarak, antik Pergamon kentine ait kalıntıların olduğu yerde 330 m yukseklikte,

Bergama kent merkezinin 4 km kuzeydoğusunda bulunmaktadır.

 Burada, dunyaca unlu Zeus Sunağı’nın kalıntıları da yer almaktadır.

  Kentin en onemli tapınağı Athena Tapınağı'ndan, gunumuze yalnızca temelin bazı parcaları kalmıştır.

 Trajan Tapınağı, Akropol'un en yüksek yerindedir.

  Tapınağın restorasyonu 1976 yılından beri yapılmakta olup halen, devam etmektedir.

 Dionysos Tapınağı, Bergamalılar tarafından ozel bir duşunce ile butun gezi yerine egemen olacak bir şekilde inşa edilmiştir.

 Bergama Kütüphanesi, Kral Eumenes II zamanında yapılmıştır.

 Kaynaklar, Bergama kutuphanesinde 200 bin cilt el yazmasının bulunduğunu belirtmektedir.

 Bergama Tiyatrosu dik bir yamaç uzerine yukselen etkileyici gorunumuyle Hellenistik Donemin en guzel mimari eserlerinden biridir.

 Butun yukarı kent yapıları bu eser cevresinde yelpaze şeklinde yer almış, boylece tiyatronun gorkemliliği ve cekiciliği artmıştır.

 Bergama, Roma Döneminde de önemli bir merkez özelliğine sahiptir.

Bergama’daki Trajan tapınağının tamamlanmasıyla piskoposluk merkezi olma ozelliği devam etmiştir.

 Roma donemi Bergama kenti, Selinos Çayı ile Asklepion arasında kalan bolgede bulunuyordu.

 Mısır tanrılarına adanan Serapis Tapınağı, Bergama'nın en buyuk yapısı olup, kırmızı tuğla ile inşa edildiği icin halk tarafından “Kızılavlu” olarak adlandırılmaktadır.

 Yapının ust kısımlarındaki mermer kuşaklar bugun de yerlerinde durmaktadır.

Bizans doneminde ana yapı, ozellikle apsis kısmında yapılan buyuk değişikliklerle kiliseye cevrilmiştir .

Asklepion kutsal alanının İ.O. 4. yuzyıldan beri var olduğu ve Hellenistik donemde geliştiği, ancak en parlak donemini İ.S. 2. yuzyılda yaşadığı ileri surulmektedir.

 Roma doneminde Asklepion'a 820 m uzunluğundaki sutunlu Kutsal Yol ile gidiliyordu.

 Son yıllarda yapılan kazılarda bu yolun ikinci ve en önemli kısmı ortaya cıkarılmıştır.

 Asklepion’da Satyros ve Galenos gibi buyuk hekimler yaşamış ve ders vermişlerdir.

Asklepion’da genellikle psikoterapi ve fizyoterapinin  bugun halen kullanılan ceşitli yöntemleri uygulanmaktaydı.

 Su ve camur banyoları, masajlar, siyah otlar, kremler ve yağlanmalar en onemli tedavi şekilleriydi.

 Ayrıca kutsal su iciliyor, aclık ve susuzluk kurleri uygulanıyor, havada koşular duzenleniyordu.

Hastaların ne şekilde iyileşeceklerini rüyalarında gormeleri sağlanıyordu.

Bunun icin inşa edilmiş uyku odaları vardı.

Tiyatroda torenler yapılıyor, müzik eşliğinde ruhsal tedavi uygulanıyordu.

Asklepion’da yıkanmaya ilişkin uc havuz ve icmek icin bir ceşme vardı.

Şifanın tanrı Asklepios'dan geldiğine inanıldığı icin buradaki her şeyin kutsal olduğu kabul ediliyordu.

Asklepion'un en onemli ve en guzel yapısı Asklepion Tapınağı'dır.

Bizans döneminde Bergama, Hellen ozelliklerini devam ettirmiş ancak eski ununu ve ustunluğunu yitirmeye başlamıştır.

Bu donemde, Hıristiyanlığın yedi kilisesinden birinin Bergama’da Kızılavlu icinde yer aldığı ileri surulmektedir.

Selçuklu ve Osmanlı döneminde Bergama’da Turk İslam eserleri yukselirken, antik doneme ait yapılar ilgi gormemiştir.

 Selcuklu Donemi yapılarıda bol olmak uzere dort tanedir.

Yazıtları bulunamayan hamamlarda zengin mermer işlemeciliği dikkat cekmektedir.

 Bergama'da tarihi köprülerden, Bergama-Kınık yolu uzerinde (gunumuzde kullanılmıyor) Bergama'ya 5 km uzaklıktaki Kayın koprusu, Sindel ve Kaşıkcı koyleri arasında Bakırcay uzerindeki Şeytan Köprüsü ornek verilebilir.

 Bergama Bedesten'i, Şadırvan Caddesinde olup, XVI-XVII. yuzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır.

 Bedesten gunumuzde de kullanılmaktadır.

 Bergama'daki mezar taşları, uc ayrı donemin damgasını taşıyan, sanat tarihi acısından değeri olan, tarihi olaylara ışık tutan onemli kişilere aittir.

 Bergama-İvrindi karayolunun 18. km’sinde, Bergama'nın kuzeydoğusunda, Yortanlı Barajı golet alanının tam ortasında, Paşa Ilıcası Mevkii’nde yer alan Allianoi’de 1998 yılından bu yana, kurtarma kazı çalışmaları devam etmektedir

  Allianoi'nin kucuk bir termal merkez olduğu sanılmaktadır.

Allianoi’de, Roma İmparatorluk Donemi’nde (İ.S.II. yuzyıl) kult merkezinde, Anadolu’nun pek cok yerinde ve Pergamon’daki Asklepion’da olduğu gibi buyuk bir bayındırlık faaliyeti yaşanmıştır.

Kult merkezinde mevcut binaların buyuk bir kısmı bu doneme aittir.

 Ilıcanın yanı sıra, kopruler, caddeler, sokaklar, insulalar, geciş yapısı, propylon, ve nympheum bu donemde planlanmıştır.

 Bizans Donemi, Allianoi’de yoğun yerleşimin gorulduğu donemdir.

 Yapılmakta olan barajın 40-60 yıl arasında omru olduğu, bu sure icinde barajın golet alanında aluvyon birikeceği tahmin edilmektedir.

Allianoi boylece yaklaşık 12-15 m’lik aluvyal dolgu altında kalacaktır.

Kozak Yaylası’nda da birtakım antik yerleşme kalıntıları bulunmaktadır.

 Perperene antik kentinin kalıntıları, Aşağıbey koyunun Çakıl Yaylası’nda 1 km), Ayvalık- Bergama karayolu uzerindedir.

 Bergama Krallığı doneminde yaylalardaki verimli tarımsal alanların değerlendirilmesi amacıyla bir yayla yerleşmesi olarak kurulduğu sanılmaktadır.

 Perperene’nin kucuk bir Akropol icinde 2000 seyirci kapasiteli tiyatrosu, tapınak, agora ve hamam gibi yapıları bilinmekle beraber, bugun gormek mumkun değildir.

Bu cevredeki Okcular koyunde Roma ve Bizans ozelliklerini yansıtan Okcular kalesinin sur duvarları ayakta kalmıştır.  

Askeri ve savunma ozellikleri ağır basan kalede ev, saray, tapınak temelleri ve sarnıçlar gorulebilmektedir.

Gobeller koyunun Roma ve Bizans doneminde dinsel bir merkez olduğu ve Hıristiyan kesişlerin burada konakladığı ileri surulmektedir.

Asar Tepe’ye doğru cıktıkca kayalara oyulmuş mezarlar ve lahit kapakları gorulebilmektedir.

 Kıranlı koyunde ise kucuk bir kilise kalıntısı bulunmuştur.

Bergama Müzesi'nin temeli 1933 yılında İzmir Valisi Kazım Dirik tarafından atılmış ve 1936'da hizmete acılmıştır.

 Muzenin oluşturulmasında Osman Bayatlı'nın gayretleri buyuktur

 Bergama Muzesi’nde, Akropol, Asklepion ve Kızılavlu’daki kazılardan elde edilen, eserlerin yanı sıra, bahcede lahitler, yazıtlar, kabartmalar ve heykeller sergilenmektedir.

 Muzenin Etnografya Salonu’nda Turk-İslam sanatına ait eserleri (Bergama ve Anadolu’nun ceşitli yorelerine ait halı, kilim, bez dokuma ve el işleri, dokumaların yapıldığı tezgahlar, dokuma ile ilgili aletler ve Turk muzik aletlerinden cura, zilli maşa, def, cift dilli kaval gibi aletler vd) gormek mumkundur.

Uluslararası Bergama Kermesi, 1938 yılından beri yapılmakta olup gunumuzde Bergama Belediyesi tarafından organize edilmektedir.

 Ulkemizin en eski ve buyuk kermeslerinden biridir.

 Kermes, eski Turk sporlarını ve eğlencelerini yaşatmak uzere bir organizasyonla başlamıştır.

 Kermesin kurucusu İzmir eski Valisi Fazlı Gulec'tir.

 Gecmiş yıllarda kermes Bergamalıların uretimlerini,  kulturel miraslarını sergiledikleri sosyo-ekonomik bir etkinlik olmuştur.

 Gunumuz kermesi, başlangıc kermeslerinden farklılık gostermektedir.

 Yoreye ozgu oyun ve eğlencelerin yanı sıra sanatcılar konserler vermekte, forum, sempozyum ve paneller, yazarlarla soyleşiler, film gosterileri ve çeşitli sergiler duzenlenmektedir.

 Ayrıca, tavla, dama, satranç yarışmaları yapılmakta, halk oyunları oynanmaktadır.

Uluslararası bir nitelik kazanan Bergama Kermesi 2011 yılında 73. kez yapılmıştır.

 Kermesin bir gunu geleneksel olarak Kozak'a ayrılmaktadır.

Piknik havası içinde gecen Kozak gununde, yerli, yabancı turistlere halk oyunları ile Kozak yoresine ait el işleri, kıyafetleri tanıtılmakta, Kozak’ta granit taşı, şarabı ve cam fıstığı sergisi duzenlenmektedir.

 

  Kentleşmenin Yeni Bileşeni: Göç ve Turizm   Rotterdam, Hollanda’nın 750 bin nüfuslu bir şehri, dünyadaki modern mimarlık ürünleriyle ü...