1 Aralık 2022 Perşembe

 BAĞYÜZÜ RAPORU - 5

 

MİMARİ

 Köyde 2 adet cami, 1 adet okul, çok sayıda kahvehane ve bakkal mevcuttur.

Ayrıca köyde soğuk demir atölyesi de vardır.

Yapı kullanım durumu ve kalitesi incelendiğinde; köydeki yapıların birçoğunun kullanım halinde olduğu görülmektedir.

Yapı kalitesini iyi ve orta düzey olarak analiz etmek mümkündür.

Kötü durumda olan ve taşıyıcılığını yitirmiş az sayıda yapı mevcuttur.

Bu durumu gelir düzeyiyle ilişkilendirmek de olasıdır.

Yapı kat adetleri Bağyüzü’nde tek katlı, 2 veya 3 katlıdır.

Eğimli bir tepecik çevresindeki Bağyüzü Köyü’ne üst noktadan bakıldığında, bu köyde de diğer Ayvalık ve Lesbos köylerinde olduğu gibi kırma ve sundurma kiremit çatı örtüsünün hakim olduğu görülmektedir.

Ortak kamusal mekânlar: Köy, biri büyük ikisi küçük farklı meydanlara sahip olup; bu meydanları birleştiren ana aks üzerine kurulmuştur.

Bu meydanlar farklı biçimlenişteki ortak kamusal mekânlardır.

Bağyüzü Köyü’ndeki ortak kamusal mekânlara bir diğer örnek de Sokak aralarında sıkça rastlanan çeşmelerdir.

Bu çeşmeler hem sokak doğrultusunda bir durma noktası, hem de ortak kullanılan mekânları oluşturmaktadır.

Köyde ayrıca, camiye yakın konumda bir çocuk parkı bulunmaktadır.

Köydeki yollar ele alındığında, dağınık bir yapı yerleşiminin varlığından söz edilebilir.

Genellikle birçok yapının bahçe ya da ekili alan kullanımı söz konusudur ve sokakların da bu organik yapıya uygun bir dili vardır.

Farklı akslarda, farklı eğimlerde giden sokaklar, farklı kesişim noktalarına sahiptirler.

Bazı noktalarda yolların genişlediği, bazı noktalarda ise daralarak sokak boyunca devam ettiği görülmektedir.

Döşeme kaplama malzemesi yoğun olarak doğal taş olup, arnavut kaldırımı şeklindedir.

Genel olarak konut yapıları müştemilatlarıyla ilişkilenmekte, bahçe kullanımı ise yapıların ön bölümlerinde yer almaktadır.

Bu sebeple yapıların girişleri sokakla birebir ilişki içinde değildir.

Köylüler seyrek de olsa sebze yetiştirmekte; bahçelerindeki meyve ağaçlarından badem, ceviz, nar, ayva gibi meyveler elde etmektedirler.

Bu bağlamda bu biçimlenişin bir sonucu olarak ekili alanlar, bahçeler, sokak yapısı ve bu ilişkiler bütününde şekillenen yapılaşma biçimi, genel parsel biçimlenişini oluşturmaktadır.

Bağyüzü Köyü’ndeki yapı türleri konut, ticaret, dini, su ve eğitim yapıları şeklinde sınıflandırılabilir.

Köydeki konut yapıları, araziye farklı açı ve noktalarda yerleşmektedir.

Sokaklarda birçok çeşmeye rastlanmaktadır.

Köyde bir adet cami ve ilkokul bulunmaktadır.

Bazı yapıların zemin katlarında nalbur, terzi gibi işlevlerde kullanılan dükkanlar vardır.

Köydeki cephe düzenine bakıldığında, taş yapılarda girişin çoğunlukla ortadan olduğu ve pencere düzeninin odalara bağlı olarak konumlandığı görülmektedir.

Karma yapım tekniğine sahip yapılarda zemin kat ek bir yapıyla veya bir garajla ilişkilenmektedir.

Yeni yapılan betonarme yapıların ise mevcut dokudan çok farklı bir yapıya sahip oldukları görülmektedir.

 

SOSYAL HAYAT

Bağyüzü yolu üzerinde bir Atatürk heykeli vardır.

Madra Dağı Atatürk Heykeli olarak bilinir.

Eşine pek rastlayamayacağınız eser, abidevi Atatürk heykelleri ile tanınan rahmetli Tankut Öktem’e aittir.

Ayırıcı özelliği, heykelin yol kıyısındaki doğal, devasa bir kayanın üzerine oturtulmuş olmasıdır.

Bağyüzü’nün merkez köy olması sebebiyle mekânsal anlamda çok daha gelişmiş olduğu ve yaşayanların eğitim seviyesinin de yüksek olduğu bilinmektedir.

Köyde kadın ve çocukların gidemediği mekânlar olmamasına rağmen köy meydanlarını erkekler kadınlara oranla daha fazla kullanmaktadırlar.

Kadınlar ise atölye, çeşme, fırın, pazar yeri gibi alanlar ile toplanma mekânı haline gelen meydancıkları daha çok kullanmaktadırlar.

Köy halkının kendilerine has gelenek ve görenekleri devam etmektedir.

Düğünler meydanlarda yapılmakta ve 3 gün 3 gece sürmektedir.

Köy kültürünün zenginliğine ve çeşitliliğine bakıldığında yemek kültüründe Çamoba Köyü ile benzer olarak keşkek ön plana çıkmaktadır.

Yöreye ait olan keşkek, Balıkesir köy düğünlerinin ve hayırlarının vazgeçilmez yemeğidir.

Hıdırellez, Çamoba’da olduğu gibi Bağyüzü’nde de 6 Mayıs günü bütün köy halkı tarafından özel olarak kutlanmaktadır.

Bu günde bağ ve bahçelere eğlenmeye gidilmekte;  piknik yapılıp, oyunlar oynanmaktadır.

Bağyüzü’nde komşuluk ve akrabalık ilişkileri de oldukça kuvvetlidir.

İnsanlar birbirleriyle sürekli iletişim halindedirler.

Köy halkı yardımlaşma ve dayanışma açısından da oldukça kuvvetli ilişkiler sergilemektedir.

Kozak taşı meşhurdur.

Arnavut kaldırımı ya da başka amaçlarla kullanılan granit taşlardır bunlar.

Atölyelerde farklı ebatlarda küp şeklinde kesilir ve adlarına “zar taşı” denir.

Meydandaki alanın arkasındaki bina köyün “kamusal mekânı”dır.

İçerde halı atölyesi ve gençler için spor salonu vardır.

Tabancalı Zeybeği yörenin en önemli halk oyunudur.

Köy nüfusunun büyük bir kısmı Ayvalık'ta ikamet eder ve İnşaat, otomotiv ve sigorta gibi meslekler yaparlar.

 BAĞYÜZÜ RAPORU - 4

 

ÇAM FISTIĞI

 

Çam fıstığı Latince adı Pinus Pinea olan Fıstık Çamı ağacının yörede  Kozak adı verilen kozalaklarından elde edilir.

Kozaklar yılbaşından sonra toplanmaya başlanır.

İlkel yöntemlerle, ağaca tırmanılarak toplanan kozaklar depolama alanında depolanır.

Yaz aylarının gelmesi ve havanın ısınması sonucu ise bu kozaklar güneşe serilerek kurumaları sağlanır.

Kuruyan kozaklar açılarak içlerindeki kabuklu fıstığın çıkması sağlanır.

Bu kabuklu fıstığa küner adı verilir.

Künerler fabrikalara satılarak gelir elde edilir.

Fabrikalarda da kabuğundan ayrılarak ekonomiye kazandırılır.

2020 yılı fiyatlarıyla bir kg küner 100-130 TL ,  bir kg iç fıstık 400-450 TL civarında alıcı bulmaktadır.

Mahallede 3 adet fıstık fabrikası bulunmaktadır.

Mahalledeki evlerin pek çoğu fıstık ağacı sahibidir  ve önemli bir geçim kaynağıdır.

Besin değeri yüksek ve lezzetli bir ürün olan fıstık evlerde de tüketilmekte, özellikle bal ile karıştırılarak yapılan helvası büyük beğeni toplamaktadır.

Ağacın literatürdeki ismi Pinus Pineadır.

Boyu 20 metreye yakın, geniş tepeli bir ağaçtır.

Sekiz-on yaşından itibaren ürün vermeye başlar, ve 80-100 yaşına kadar devam eder.

Fıstık da iç pilavda, zeytinyağlı dolmada, aşurede, irmik helvasında kullanılan fıstıktır.

Dünyada sadece kuzey Akdeniz havzasında yetişir.

Türkiye çamfıstığı üretiminde İspanya’dan sonra ikincidir.

Kozak Yaylası’nın yanı sıra Aydın, Muğla, Antalya ve Kahramanmaraş’ta da yetiştirilir.

Yetişkin bir ağaçtan yaklaşık 120 kilogram kozalak elde edilir, bir kozalaktan da altı-sekiz kilogram fıstık demektir bu.

Çamfıstığı, çerez gibi yenilecek bir şey değildir.

100 gramında 580 kalori vardır.

Bugünlerde çam fıstığının kilosu 50 Eurodur.

Köyün favori tatlısı da fıstık helvasıdır.

Maalesef Bergama’nın 16, Ayvalık’ın 1 köyünün geçim kaynağı olan Kozak Yaylası’na taş ocakları, orman köylüsünün geçim kaynaklarına zarar vermektedir.

 Taş ocaklarının yarattığı kirliliğin yaklaşık 15 milyon çam fıstığı ağacında verimin düşmesine neden olduğu vurgulanıyor.

 Bağyüzü’ndeki granit taş ocağının ise 24,84 hektarlık alanda yıllık 81 bin ton kapasite ile granit üretilmesi planlanıyor.

 

EĞİTİM

 Mahallede ilk resmi ilkokul 1933 yılında kurulmuştur.

Üç yıllık eğitmenli okul olarak açılan kurum daha sonra 1948 yılında 5 yıllık ilkokul haline getirilmiştir.

Okul binası iki defa büyük onarım geçirmiştir.

Zaman geçtikçe ihtiyaca cevap veremeyen okulun yerine bugün kullanılmakta olan yeni okul binası yapılarak hizmete sunulmuştur.

Yeni bina daha sonra ilköğretim okulu haline getirilmiş olup birinci ve ikinci kademe aynı binada eğitim vermektedir.

Okula çevre köylerden taşımalı sistemle gelen öğrenciler olup; Hacıbozlar, Sarılar ve Hacıveliler köyleri öğrencilerini bu okula taşımalı olarak göndermektedir.

Eski okul binasında ise Bağyüzü Köyü’nde başlatılan İŞKUR Halı Dokuma Kursu ile halı dokumacılığı yapılmaktadır.

Okul dışında eğitime katkı olarak görülebilecek Rasime-Recai Şeyhoğlu Kütüphaneler Zinciri’nin iki kolu Ayvalık’ın köylerinde bulunmaktadır.

Bunlardan biri Bağyüzü’ndeki Orhan Kemal Kütüphanesi’dir.

Bağyüzü Köyü’nde okuma yazma bilenlerin oranı %98’dir.

 BAĞYÜZÜ RAPORU - 3

 

HAYVANCILIK

 Bağyüzü Köyü’nde hayvancılık faaliyetleri sınırlıdır.

Sığır, koyun ve keçi üretimi ilkel koşullarda gerçekleştirilmektedir.

Köy çevresinde hiç mera alanı bulunmaması, diğer köylerle karşılaştırıldığında Bağyüzü’nde küçükbaş hayvan sayısının çok az olmasına neden olmuştur.

İklimin nemli olması köy çevresinde ot örtüsünün yoğunlaşmasına neden olmuş, bu da hayvancılığın alternatif bir etkinlik olarak ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bunun yanı sıra yüksek kesimlerde bulunan kovanlarla arıcılık ta yapılmakta, çiçek ve çam balı üretilmektedir.

Ayvalık köylerinden arıcılıkla uğraşan tek köy Bağyüzü Köyü’dür.

 

TARIM

 Bağyüzü Köyü bir tarım mahallesidir.

Mahallenin esas gelir kaynağı Fıstık, Zeytin, Bamya ve Üzüm üretimidir.

Fıstık dışında yine ekonomik getirisi olan diğer bir uğraşı da zeytinciliktir.

Kasım-Ocak arası toplanan zeytinler gerek fabrikalara götürülerek yağ elde edilmesinde, gerekse seçilerek sofralık zeytin üretiminde kullanılır.

Mahallede üretilen zeytin asit oranının düşük olması nedeniyle kalitelidir.

Fakat iç tüketim çok fazla olduğu için köy dışına satılan yağ miktarı fazla olmamaktadır.

Mahallede üretilen diğer önemli ürün üzümdür.

Kozak Üzümü adıyla çevrede nam salmış olan üzümler gerek görüntü, gerekse lezzet bakımından tercih edilmekte ve ilçe pazarlarında kolayca alıcı bulmaktadır.

1960'lı yıllara kadar bağcılık ve yan uğraşıları mahallenin asıl geçim kaynağı iken bu tarihte üzümlerde oluşan bir hastalık ve fıstık çamının daha az zahmetle daha fazla gelir getiriyor olması köylüyü üzüm yetiştiriciliğinden kısmen uzaklaştırmıştır.

2017 yılına kadar %80 oranında azalmış olsa da köy ve çevresinin kırsal peyzajını etkilemeye devam etmektedir.

Yetiştirilen üzümler pazarlarda satılmakla birlikte evlerde pekmez ve şarap yapımında da kullanılmaktadır.

 Aynı zamanda üzüm ve fıstığın İtalya, Portekiz, İspanya, Almanya ve Dubai’ye ihracatı yapılmaktadır.

Fıstık, zeytin ve üzüm dışında köylüler seyrek te olsa sınırlı arazilerde sebze yetiştirmekte, ayrıca bahçelerindeki meyve ağaçlarından badem, ceviz, nar, ayva incir, karadut, erik, buğday gibi  ürünler elde etmektedirler.

6’ıncı ve 7’inci sınıf toprak tipine sahip olan Bağyüzü’nün yerleşim alanı dışındaki arazi kullanım dağılımına bakıldığında, bu dağılımın büyük bir kısmını orman alanının ve kuru marjinal tarım alanının oluşturduğu görülmektedir.

Bu sebeple köy, diğer yerleşim yerleriyle karşılaştırıldığında en fazla ürün çeşidine sahip olan köydür.

Tarımsal biyoçeşitliliğin değeri ve mevcut ekosistemlerin sağladığı kaynak Bağyüzü’nün kırsal peyzajını daha da güçlendirmektedir.

Merkeze kadar devam eden bir doğa yürüyüşü rotasının Bağyüzü’nden geçmesi ve köyde bulunan seyir terası da köyün peyzaj karakterinin zengin olduğunun bir göstergesidir.

Diğer yandan, fıstık çamlarıyla kaplı olan Kozak Yaylası’nda bulunan granit taş ocakları da yörenin peyzaj karakterini  farklılaştırmakta ve zenginleştirmektedir.

Kozak Yaylası, Ege Bölgesi’nde fıstık çamı koruluklarının yoğun şekilde yer aldığı bir alan oluşturur.

Bu yörenin alçak kısımlarında maki topluluklarının yanı sıra kızılçamlara ve yer yer palamut meşesi topluluklarına da rastlanır.

Bağyüzü’nde yetişen endemik bitkiler, kuzugöbeği, kekik, yaylaçayı, akkız ve dağçayıdır.

 BAĞYÜZÜ RAPORU - 2

 

NÜFUS

 Bağyüzü Köyü’nün nüfusu 681 kişidir.

1965-2016 yılları arasındaki nüfus grafiği incelendiğinde, nüfusun 1965-1980 yılları arasında sürekli azalış, 1980-1990 yılları arasında artış gösterdiği ancak 1990 yılı itibariyle bugüne değin devam edecek bir düşüşe geçtiği görülmektedir.

Köyde yaşayan nüfusun büyük bir bölümü tarımsal faaliyetle geçimlerini sağlamaktadır.

Artan nüfusla tarımdan sağlanan gelirin yetersiz kalması, tarım arazilerinin çeşitli nedenlerle parçalanması veya zarar görmesi, tarımsal üretimde  yeni gelişmeler nedeniyle veya makine kullanımının artmasıyla iş gücüne olan talebin azalması gibi ekonomik kökenli nedenlerle köyden çevre kentlere göç gerçekleşmektedir.

Yaşanan göç, tarımsal üretimde çalışacak genç işgücünün azalması, tarımda üretim ve verimin düşmesi, kırsal yoksulluğun artması gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Yıllara Göre Bağyüzü Köy Nüfusu (TÜİK verilerinden yararlanılarak üretilmiştir)

Nüfus 1102 1084  1048   610   1029  1124   962   808    778 750    732   721   681

Yıllar  1965  1970  1975  1980  1985  1990  2000  2011  2012 2013 2014 2015 2016

Hane sayısı ise 625'dir.

 

ULAŞIM

 Bağyüzü Köyü Ayvalık’ın doğusunda yer almakta olup, denize kıyısı bulunmamaktadır.

Köye ulaşım yalnızca kara yolundan sağlanmaktadır ve ulaşımda toplu taşıma ile özel araç tercih edilmektedir.

Otobüs hattı Ayvalık merkezden Bağyüzü’ne, başka köylere de uğrayarak günde üç sefer yapmaktadır.

Yine Ayvalık merkezden minibüs hatları gitmektedir ve belli saatleri olmamakla birlikte yoğunluğa göre kalkış yapmaktadırlar.

Bağyüzü’nün Ayvalık’a uzaklığı 32 kilometredir.

Bağyüzü Köyü batı, kuzey ve güneybatı yönlerinden  ana yollarla diğer yerleşim yerlerine bağlanmaktadır.

Batı yönünden Ayvalık merkez ve diğer Ayvalık köylerine, kuzey yönünden Burhaniye İlçesi’ne, güneybatı yönünden ise Bergama İlçesi’ne ana yol uzanmaktadır.

Bağyüzü Köyü’nün meydanlaşan alanında  cami ve ticaret merkezi bulunmaktadır.

Geniş bir alanı kaplayan bu meydanda ve ticari alanların yoğunlaştığı bölgedeki yol dokusunda beton kaplama bulunmaktadır.

Onun dışında köy içi yollar arnavut kaldırımıyla kaplanmıştır, bakımlıdır ve genel olarak araç trafiğine açıktır.

Bağyüzü, Balıkesir'e 147 km, Ayvalık'a 32 km mesafede İzmir ili Bergama İlçesi de köye yaklaşık 35 Km. uzaklıkta olup şehirleşmenin daha yoğun olması sebebiyle köylüler alışveriş, sağlık gibi nedenlerle buraya da gidiş-geliş yapmaktadır.

4 Kasım 2022 Cuma

BERGAMA - 7

 BERGAMA VE TURİZM - 7  

 

REKABET VE PAZAR ANALİZİ

Bu bolum, turizm potansiyelinin saptanması sırasında yapılması gereken analizlerden biri olduğu icin burada bir başlık olarak acılmıştır.

 Ancak bu projenin amacı ve iceriği, Bergama’nın mevcut ve potansiyel rakiplerini araştırmak, ayrıca pazarı analizi yapmaktan uzaktır.

 • Bergama’nın yakın cevresinde kulturel turizmde rakibi yoktur.

 Zaten “kültürün kıyaslaması olmaz” yaklaşımıyla her bir kulturel miras alanı başlı başına bir değer kabul edilmektedir.

 Bu durumda kulturel turizmde turiste verilen hizmetler ve duzenlenen etkinlikler acısından bir karşılaştırma yapılabilir.

 Bu acıdan bakıldığında Bergama, konaklama ve eğlence hizmetlerinde turiste bugunun koşullarına gore doyum vermekten uzaktır.

 • Bergama’nın Dikili (27 km) ve Ayvalık’a (60 km) yakın konumu ve bu ilcelerde deniz sınır kapılarının olması, Midilli Adası’ndan Bergama’ya turist gelmesini kolaylaştıracak cok onemli bir fırsat yaratmaktadır.

Boylece, Bergama’nın pazar ulkelere ve ceşitli turist gruplarına ulaşmasında Midilli bir kopru rolu oynayabilir.

 • Bergama Kermesi’nin uluslararası etkinliğe donuşturulmesi, ilce turizm pazarını ceşitlendirmek adına cok buyuk bir fırsattır ve bu sayede Bergama, kermese gelenlere terinde tanıtım yapabilir ve bu fırsatı cok iyi değerlendirmelidir.

 •Bergama’yı ziyaret eden yerli turistler, daha doğrusu gunubirlikcilerin geldikleri yerler, İzmir başta olmak uzere buyuk kentlerden organize turlarla gelenlerden oluşmaktadır.

 

SENTEZ

Turizm potansiyelinin saptanmasında sentez; alanın guclu ve zayıf yonlerini, dış (pazara ait) tehditleri ve fırsatları tanımak ile turizm eğilimlerini, rekabet ortamını, arz ve talebi karşılaştırıp yorumlamaktan ibarettir.

 Bu bir anlamda Swot analizidir ve aşağıda Bergama icin yapılmaktadır.

 

G Ü Ç L Ü Y Ö N L E R

1.    Coğrafi konumun uygunluğu

2. Bugünkü Bergama’nın Pergamon’un kalıntıları üzerine yerleşmiş olmasının kente “Tarihsel Kent” karakteri kazandırması ve bunun  kentin markası haline gelmesi

3. “İlkler Bergaması” gibi bir ünvana sahip olma, Pergamon antik kentinin dünyaca tanınması, Helenistik, Bergama Krallığı, Roma, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait eşsiz tarihsel miras.

 4. Bergama’daki zengin tarihsel kaynakların yakın çevrede hiçbir yerde olmaması

5. “Bergama Kermesi” gibi köklü, geleneksel ve özgün, her yıl düzenli yapılan bir organizasyona sahip olma

 6. Korunmuş kırsal kültürel kaynaklar ve özel yerel ürünlerin varlığı: çam fıstığı, üzüm, peynir vb.

 7. Kozak Yaylası ve fıstık çamı ormanları, Madra ve Yund Dağları’nın varlığı

 8. Antik dönemde de kullanılmış ünlü termal su kaynaklarının varlığı

 9. Bergama Kültür Sanat Vakfı (Berksav)

 10. İlçe merkezinde E.Ü Bergama MYO’nun varlığı ve içinde Turizm Programı’nın yer alması.

 

FIRSATLAR

1.    İzmir-Çanakkale karayolu üzerinden 7 km lik bir bağlantı ile kolay ulaşılabilirlik

2. Marka kentlerin her zaman büyük ilgi görmesi

 3. Eşsiz evrensel kültürel mirasın nitelikli turisti çekmesi ve kültürel turizmi geliştirebilme fırsatı vermesi,

 4. Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin ilçe merkezinde yer almasının turisti buraya çekmesi ve kültürel turizmi kolaylaştırması

 5. Bergama Kermesi’nin uluslararası düzenlenmesinin pazar ülkelere kolay erişebilme ve pazar ülkelerini çeşitlendirebilme fırsatı yaratması

 6. Dünyada ve Türkiye’de kültürel turizm, sağlık turizmi, ekoturizm, kırsal turizm, agroturizm gibi kıyı turizmine alternatif turizm türlerine olan talebin artması

7. Türkiye turizm stratejisinde kültürel değerlere büyük önem verilmeye başlanması

 8. Turizmle ilgili tüm işlerde “yerel örgütlenmenin” çok önemli olması ve girişimcilik ruhunu geliştirmesi

 9. Üniversitelerin, turizmle ilgili çalışmalara her zaman katkı vermesi.

 

ZAYIF YÖNLER

1.    Otoyol, havaalanı, demiryolu gibi ulaşım olanaklarının olmaması

 2. Kültürel turizmin antik döneme endeksli tek boyutlu olması

 3.Türk-İslam eserlerinin kültürel turizmde yeterince kullanılmaması

 

4. Konaklayan kişi sayısının ve kalış süresinin az olması

 5. Yerel kimlikli hediyelik eşya ürünlerinin azlığı ve kalitesizliği

6. İlçe merkezinin “Turistik ve Tarihsel Kent” imajının zayıflığı ve Bergama’nın kültürel turizmde bir marka olarak dünya çapında ünlenmesi yerine “Allianoi’nın sular altında kalacağı” konusu ile gündeme gelmesi

 7. Bergama’nın UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’nde yer almaması

 8. Kent içi yönlendirme levhalarının az ve tarihsel kent kimliğine uygun olmaması, ören yerlerinin gece ışıklandırmasının yapılmaması

9. İlçe Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün yanlış yerde olması, tanıtım malzemelerinin tek tip hazırlanması

 10. İlçe merkezi, Akropol, Kızıl Avlu ve Asklepion’u bir bütün halinde gezdirecek, mini tren, citybus gibi dolaşım araçlarının olmaması

 11. İlçenin yerel kırsal kültürünün, doğal coğrafi kaynaklarının turizmde kullanılmaması

 12. Turizmle ilgili stratejik plan ve yerel eylem planının olmaması

13. Turizmde yerel yönetim, kamu yönetimi, yerel halk ve STK’nı buluşturan bir yerel örgütlenmenin olmaması.

 

T E H D İ T L E R

1. Kuzey Ege’ye dış turizm talebinin azlığı,

 2. İzmir Limanı kruvaziyer yolcularının Bergama’ya yönlendirilmemesi

 3. Kültürel turizmin konaklama yaratamaması

 4. Konaklama zayıflığının turizm gelirlerini azaltması ve girişimcilik ruhunu köreltmesi

 5. Tanıtıcı ve hediyelik eşyaların azlığı nedeniyle Bergama imajının anılara yerleşememesi

 6. Turistik imajı ve görsel kalitesi zayıf olan yerlere ilginin az olması turistik talep çekim gücünün zayıf olması

 8. İzmir yakın çevre turları kapsamında Bergama’ya düzenlenen turların zayıf kalması

9. İç turizmde kültürel turizme pek önem verilmemesi

10. Turizmde yerel örgütlenmenin olmamasının turizm bilinci ve farkındalığın oluşmasını engellemesi ve girişimciliği uyandıramaması, aynı işlerin farklı kurum ve kuruluşlarca tekrarlanması, zaman ve maliyet kaybının olması

10. Plansız gelişmenin, uzun vadede ciddi sorunlara yol açma riskini taşıması

11. Turizmde yerel örgütlenmenin olmamasından dolayı, turizm bilinci ve yerel farkındalığın zayıf olması

BERGAMA - 8

 BERGAMA VE TURİZM - 8 

 

TURİZM POTANSİYELİNİN KULLANILMASI

Bilindiği gibi turizm potansiyeli; arz, talep, rekabet ve pazar bileşenlerinden oluşmaktadır.

 Herhangi bir yer turizme acılmak istendiğinde ya da mevcut turistik bir yerin turizm planlamasının yapıldığı sırada, tum bu bileşenlerin potansiyeli cok iyi saptanmalıdır.

 1.    Bergama turizm potansiyelinin arz çekicilikleri içinde kültürel çekicilikler başta gelmektedir.

İlcede, Pergamon antik kentine ait kalıntılar ve eserler kent merkezi ve yakın çevresinde gorulurken, kente 18 km uzaklıktaki  Allianoi termal su merkezi, ayrı bir cekicilik yaratmaktadır.

 Bu cekicilikler gunumuzde en fazla ziyaret edilen, dolayısıyla en fazla kullanılanları meydana getirmektedir.

 2. İlcedeki kulturel cekiciliklerin bir başka önemli boyutu Turk-İslam eserlerinin zenginliğidir.

Cok sayıda cami, han, hamam, bedesten, ceşme, kopru gibi Selcuklu ve Osmanlı eserleri Bergama ilce merkezinde yer almaktadır.

Ancak bu eserlerin kulturel turizmde kullanımı cok zayıftır.

 Bu bilincle, Küplü Hamam restore edilerek, turistik urune donuşturulmuş, ancak henuz kullanıma acılmamıştır.

 

3. Bergama Kermesi, ilce icin bir marka olmasına ve uluslararası kimlik kazanmasına rağmen, tam bir cekicilik yaratamamaktadır.

 

Kermesten daha fazla faydalanılması gerekmektedir.

 4. Bergama Müzesi, klasik muze anlayışıyla hizmet vermektedir.

 Halbuki muze, bir takım etkinliklerle aktif ve canlı kılınmalıdır.

 Bergama, tarihsel ve kulturel zenginliklerle dolu bir ilce olduğu halde, ilcenin hediyelik eşya urunlerinin coğu nitelikli ve ozgun olmaktan uzaktır.

 Kentin tarihsel kimliği hediyelik eşyalarda cok daha fazla ve kaliteli olarak kullanılmalıdır.

 Bu konuda one cıkan urunler; parşomen kağıdı (turistik urune cevrilmiş ve uzeri resimle işlenmiş olarak satılmaktadır), oniks hediyelik eşyalar, cam fıstığı ve urunleri, cam balı, halı, kilim gibi dokuma urunleridir.

6. Kulturel cekiciliklerin bir başka mekanı ve turu, kırsal yerleşmeler ve kırsal kulturdur.

Bergama kırsal dunyası bu acıdan oldukca korunmuş ve zengindir.

 Maddi ve manevi kulturel unsurlarıyla  kulturel miras, Yoruk kulturune dayalıdır.

 Ozellikle Kozak Yaylası ve Yund Dağı koyleri, eski birer aşiret koyu olarak, geleneklerini ve dokumacılık el sanatını korumuşlardır.

Bergama tarımsal urunleri ceşitli bir ilcemizdir.

Yerel urunler (zeytin, zeytinyağı, fıstık camı, sut urunleri vd), kırsal turizmin tamamlayıcısıdırlar.

Ne var ki koyler, kırsal turizmle gercek anlamda (konaklamalı ve orgutlu) tanışmamışlardır.

 Bu zengin potansiyel planlı-projeli şekilde değerlendirilmeyi beklemektedir.

 7. Bergama’nın termal su potansiyelinin yüksek olmasının yanında, antik donemlerden beri tedavi amaclı kullanılan ve kutsal su olarak  kabul goren sular (Asklepion, Allianoi (Paşa Ilıcası)  ve Kleopatra Guzellik Ilıcası) vardır.

  Termal suların tarihsel onemleri ve şifa verici ozelliklerine rağmen bugun ilcede termal turizm gelişme gostermemiştir.

8. Bergama’nın dağlar, bitki ortusu, akarsular, manzara guzellikleri vb.ni icine alan doğal cekicilikleri; ekoturizm icin yuksek bir potansiyele işaret etmesine rağmen, bugun yalnızca sınırlı şekilde doğa yuruyuşleri ve bisikletli geziler için Kozak Yaylası cevresinde bir kullanım soz konusudur.

 Bu yuruyuş parkurlarından bir tanesi aşağıda gösterilmektedir.

 Bergama’nın doğal ve kulturel çekicilikleri gorulduğu gibi, son derece ceşitli ve eşsiz kaynaklardan oluşmakla birlikte, bu zenginliğin buyuk oranda gunubirlik ziyaretler cercevesinde turizme konu olması, potansiyelin cok az bir kısmının kullanıldığı anlamına gelmektedir.

 

  Kentleşmenin Yeni Bileşeni: Göç ve Turizm   Rotterdam, Hollanda’nın 750 bin nüfuslu bir şehri, dünyadaki modern mimarlık ürünleriyle ü...